Must - Have to Konu Anlatımı

Ekleyen: Yönetim | Okunma Sayısı: 231

(Birşeyden eminseniz "must" kullanabilirsiniz.) 

- There's no heating on. You must be freezing.
- You must be worried that she is so late coming home.
- I can't remember what I did with it. I must be getting old.
- It must be nice to live in Florida.

(Kendinizden kaynaklanan bir zorunluluktan bahsettiğinizde "must" kullanabilirsiniz.) 

- I must go to bed earlier.
- They must do something about it.
- You must come and see us some time.
- I must say, I don't think you were very nice to him. 

(Benzer şekilde "have to" da zorunlulukları ifade etmek için kullanılır. Fakat "have to" dış kaynaklı zorunluluklardan bahsedilirken kullanılır.) 

- I have to arrive at work at 9 sharp. My boss is very strict.
- We have to give him our answer today or lose out on the contract. 
- You have to pass your exams or the university will not accept you.
- I have to send a report to Head Office every week.

(British İngilizcesinde "have to" yerine "have got to" kullanılır.) 

- I've got to take this book back to the library or I'll get a fine.
- We've got to finish now as somebody else needs this room.

We can also use ' will have to' to talk about strong obligations. Like 'must' this usually means that that some personal circumstance makes the obligation necessary. (Remember that 'will' is often used to show 'willingness'.)

- I'll have to speak to him.
- We'll have to have lunch and catch up on all the gossip.
- They'll have to do something about it.
- I'll have to get back to you on that.

(Must ve have to nun olumsuz hallerinde arada büyük bir fark vardır) 

(Must 'ın olumsuz hali olan "mustn't" birşeyin yapılmaması gerektiğiyle ilgili zorunlulukları ifade ederken kullanılır.)

- I mustn't go. (Gitmemeliyim.) [gitmek yasak]
- We mustn't talk about it. It's confidential.
- I mustn't eat chocolate. It's bad for me.
- You mustn't phone me at work. We aren't allowed personal calls.
- They mustn't see us talking or they'll suspect something.

We use 'don't have to' (or 'haven't got to' in British English) to state that there is NO obligation or necessity.
("Have to" nun olumsuz hali olan "don't have to" veya "haven't got to" ise birşeyi yapma konusunda zorunluluk ya da gereklilik olmadığını belirtmek için kullanılır.) 

- I haven't got to go. (Gitmek zorunda değilim.) 
- We don't have to get there on time. The boss is away today.
- I don't have to listen to this. I'm leaving.
- You don't have to come if you don't want to.
- He doesn't have to sign anything if he doesn't want to at this stage.

Must - Have toMust - Have to Özet Konu Anlatımı

İlketkinlik Online Test Merkezi İlketkinlik Eğlence Merkezi

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ingilizcedefteri(at)ingilizcedefteri.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Üst

Sözlük
  • dictionary
  • sözlük
  • İngilizce Türkçe Sözlük

Sayfa üzerindeki bir kelimeye çift tıkla yada bir kelime yaz:

Powered by DictionaryBox